iOS 7 ve Anlam Arayışlarım

iOS6-vs-iOS7

Değişik duygular içersindeyim..

Apple, göz bebeği işletim sistemi, iOS için -inanılmaz başarılar elde etmiş olmasına rağmen- nasıl böyle büyük çaplı değişim kararları alabiliyor? Kendi tarzını elinin tersiyle itekleyip modaya uyma çabası niye?

Çözemedim.. Ama tahmin etmeye çalışıyorum..

Evet şu bir gerçek ki; dijital ortamlarda da olsa tasarımın bir modası vardır. Ve şu sıralar revaçta olan Flat Design (düz tasarım) akımına ayak uydurmaya çalışan iOS, rakiplerini taklit ettiği düşüncesi ile ağırca eleştiriliyor. Peki ne oldu da bu değişiklikleri yapma ihtiyacı hissetti? Kesin bir şey söylemek zor. Her ne kadar tahminlerim olsa da, ben sadece yapılan değişiklikler üzerine kendi bakış açımdan bir iki kelam etmek istiyorum..

İkonlara Ne Oldu?

iOS’un kendine özgü bir tasarımı var. Evet. Ve bu tasarımın en büyük esprisi de detaylarında saklı. Özellikle de uygulama ikonlarının detaylarında. Apple’ın başlattığı bu detaylı, üçüncü boyut derinliği ile hazırlanmış ikonlar sonrası iOS7’de gözümüze ilk çarpan ikon tasarımlarındaki değişiklik oldu..

ios-1 ios-2
ios-3 ios-4
ios-5 ios-6
ios-7 ios-8

Eklediğim şu güzelim ikonlara bakın ne olur.. Bunlar iOS6’dan, ve bunları rastgele seçtim, hani çok fazla vakit de harcamadım bunu yaparken. Hiç biri Apple’ın ürettiği herhangi bir uygulamanın ikonu değil ama bu akıma sebep olan da Apple’ın ta kendisi..

Ufacık gözükecek bu görsellere eklenen ışık oyunları, ince ince işlenmiş dokular, her bir köşesine gizlenmiş sanki her birinin ayrı bir hikayesi olan ayrıntılar.. Yapılmış olsun diye değil, bir şeyler anlatmak için oradalar. Bunlar tasarımcılar için birer imza, birer eser.. Her birine harcanan emek, yapılanlar farkedilmeyecek olsa dahi sarfedilen zaman takdir edilesi. Daha ne söyleyebilirim bilemiyorum ama hayretler içersinde izliyorum.. Bundan vazgeçmek için sağlam nedenleri olması lazımdı diyorum ama emin de olamıyorum..

iOS6-vs-iOS7-icons
Merak edenler de şuradan iOS ile gelen uygulama ikon değişikliklerini inceleyebilir.. Ee artık diğer tasarımcılar da iOS içersinde sırıtmamak adına ikon güncelleme yoluna gidecektir. Bunu zamanla göreceğiz..

Tamam kabul ediyorum, Apple Flat Design’ı güzel yorumlamış. Her zaman detaylara verdiği önemi düz tasarım ile başarılı bir şekilde birleştirmiş. Gördüklerimiz hiç de fena değil hani. Ama nasıl anlatsam, ne gereği vardı demek geliyor içimden.. Kimsenin önceki iOS tasarımları hakkında ağır eleştirilerde bulunucağını zannetmiyorum. Öte yandan baktığımızda düz tasarım konusunda da Microsoft hali hazırda çok güzel işler yapıyor; Windows 8 ve onun küçük kardeşi Windows Phone 8 ile başladığı yolculuğuna, diğer ürünlerini de (Office, Visual Studio gibi) dahil ederek -bana kalırsa- çok doğru adımlarla ilerliyor kendi yolunda. Ee o zaman?..

Apple’ın Microsoft’un yaptıklarını beğenerek, ben daha iyisini yaparım düşüncesi ile girişmesi bana çok sığ geliyor. Etrafını doldurmak gerekiyor. Zaten bu sadece Apple’ın istediği bir şey olmasa gerek. Dediğim gibi şu an düz tasarım akımı dijital ortamları kasıp kavurmuş durumda. Bu noktada Apple uygulama geliştirici ve tasarımcılardan baskı görmüş olabilir. Sonuçta iOS’un en büyük gücü arkasında barındırdığı devasa yazılımcı, tasarımcı topluluğu. Onlara kulak kabartmış olması daha ele avuca dokunur bir sebepmiş gibi gözüküyor.. Ya da hepsini unutun, bu iOS tasarımcılarının çok beğendiği bir akımdır ve bunu üst yönetime bir şekilde kabul ettirmişlerdir. Ee olur mu olur, onlar da zevkleri olan insanlar sonuçta..

Hepsi Tamam ama Bu Takvim Olmamış

iOS ile gelen uygulamalara baktığımızda hepsinin düz tasarım akımından nasibini aldığını ve bir hayli değiştiğini görüyoruz. Hepsi tamam, bir şekilde kabulleniyorsunuz hatta hoşunuza da gidiyor bir süre sonra ama şu Takvim uygulamasına kafayı takmış durumdayım. Çok kullandığım için olsa gerek ama arkadaş, ne kadar kullanışsız bir şeye dönüşmüş o öyle?

Öncelikle tasarım olarak eski hali bir harikaydı, aylar arasında geçiş sanki bir defter sayfası çeviriyormuşcasına yapılıyordu. Dedim ya Apple detayları seviyor diye. Mesela burada sayfayı çevirirken sayfanın arka tarafını görebiliyordunuz ve en güzeli de sizin aldığınız notları ters bir şekilde görebilmeniz. Önemli mi? Hayır. Fonksiyonel mi? Hayır. Ama detaylara verilen önemi görmek, ufak sürprizler ile karşılaşmak insanı mutlu ediyor. Aynı oyun içersinde easter egg‘ler ile karşılaşmanız gibi..

Eski halinde aylar belirgin bir şekilde birbirinden ayrılıyordu. Hepsi birer ayrı sayfaydı. Şimdi baktığımızda ise; tek bir şeridin yer aldığı ve bu şeridi kaydırırken kaybolduğunuz lanet bir arayüz karşılıyor sizi. Hangi ay nereden başlıyor, ne oluyor nerede bitiyor, dağılmış durumda. Hiç olumlu bir tarafını görmedim bu halinin, acilen değişmesi gerekiyor. Umarım değişir..

Performans, Stabilite, Bug’lar, Sorunlar falan..

Şu bir gerçek ki iOS’un yeni sürümü baya getirisi/götürüsü olan bir versiyon oldu. Daha önceden hep geliştirme görüyorduk. Çünkü başarılıydı ve başarılı olan şeye dokunmak cesaret ister. Ama bu sefer yıkım ve sıfırdan yapımla karşı karşıyayız.

Mimarisine ne kadar müdahale ettiler bilemiyorum ama sistemin akıcılığı; cihazınız ile işletim sisteminin çıkış tarihleri ile orantılı. Ee bu beklenen bir şey ama kabul görmeyen bir şey var; bizden sürekli yeni bir ürün satın almamızı bekliyorlar ve bunu bize bir şekilde bir yolunu bulup dayatıyorlar. Apple tarafında diğerlerine nazaran verdiğiniz paranın hakkını -bu anlamda- daha çok alıyormuş hissine kapılabilirsiniz. Doğru. Hala bir şekilde(!) iPad 2’ye bile güncelleme geldiğini düşünürsek, haksız sayılmazsınız da. Bu noktada Android ve Samsung cephesinin daha ne kadar saçmalayabileceğini şaşkınlıkla izliyorum. Hatta durun, az biraz buraya değinmek için yeni bir paragrafa geçeyim..

Tüketim çılgınlığı da bir yere kadar. Adamlar 3gb ram’e sahip telefon üretmeye başladılar. Ne diye peki? Yahu Playstation 3’ün 256mb sistem ve 256mb video için kullandığı toplam 512mb ram’i var ve neredeyse 10 sene bu sistem canavar gibi kullanılıyor. Hazır tam da zamanı iken örnekleyelim; Grand Theft Auto IV’ün 2008’de çıktığı ve aradan geçen 5 yıl sonrasında, yani şu anda, insanların GTA V diye delirdiğini ve her ikisinin de aynı cihazda çalışıyor olmasının yanında teknolojik anlamda fersah fersah ilerlemiş olduğunu görüp de 1 yıl sonra dünya para verdiğim telefonumun güncellemeler ile yavaşladığı veya kaldırmaz diye güncelleme almadığı palavrasına inandıramazlar beni. Lütfen ama.. Neyse bu apayrı bir konu, karıştırmayalım.. Biz kaldığımız yerden devam edelim..

Şimdi neyle karşılaşıyoruz ona bakalım. Öncelikle bir sürü bug ve sorun var. Normaldir, düzeltilecektir. Onlara çok takılmıyorum. Ama cihazın geç tepki veriyor olması, akıcılığının bir nebze de olsa kaybetmesi sinirlerimi bozuyor. Sabırlı olmak, her şeyin yoluna gireceğini düşünmek gerekiyor, sakin olmalıyız en başta, yoksa vallahi de kırarım bu cihazı, kimseler tutamaağhzz!!..

Ehem neyse ne diyorduk; güzelim işletim sistemimiz geç tepki verip insanı durduk yere germeye başlamış. Mesela açık uygulamalara ulaşmak, Spotlight Aramasını açmak, Safari’de bir sayfada gezinirken arama çubuğuna dokunduğunuzda sizi bekletmesi hiç hoş değil. Ayrıca Safari’de arama çubuğuna dokunduğunuzda tüm sayfayı beyazlar içine bürümesi işlevsel de değil, belki ben sayfada gördüğüm enteresan bir kelimeyi yine sayfa içersinde arattırmak istiyorum. Olmamış..

Özetlesek mi Artık?

Kısaca ben çok daha başarılı bir şey ile karşılaşmayı umuyordum. Ne de olsa karşımızdaki Apple. Hafif bir burukluk yaşadım. Beklentilerim mi fazlaydı bilemiyorum ama tasarım anlamında da, fonksiyonellik anlamında da hayal kırıklığı yaşadığımı söyleyebilirim. Sanki Apple’ın kafası karışmış gibi geldi bana. Ve sanki bir süreliğine kendisini toparlamasını beklesek daha iyi olurmuş gibime geliyor..

Etrafta yeni hali ile; fonksiyonelliğinin yanında akıcılığını yitirmiş olması yönünden Android’den, düz tasarım ve tipografinin daha belirgin kullanılması yönünden de Windows Phone 8’den esinlenildiği fikri hakim ve çok da haksız sayılmazlar. Öte yandan buna tamamiyle katılamıyorum çünkü başarılı olan şeyin taklit edildiği bir gerçek de var, aynı eskiden iOS’un peşinde koşturan rakiplerinin yaptığı gibi..

Yine de ne olursa olsun ben güncellemeler ile en az eskisi kadar stabil bir işletim sistemi ile karşılaşacağımızı düşünüyorum. Tasarımsal anlamda da değişikliklere gidecekleri yönünde güvenim sonsuz. Ha düz tasarımdan vazgeçerler mi, hayır ama bunu da en iyi şekilde yapabilmek için çalışacaklarına inanıyorum. Sabırlı olmak gerektiğini düşünüyor ve sizleri beğendiklerim ve beğenmediklerim ile baş başa bırakıyorum.. =)

Beğenmediklerim

– İşletim sisteminin çoğu yerde eskiye oranla geç tepki veriyor olması sakin kalmamı engelliyor.

– iPad’in belki de en sevdiğim yanı kısayollarıdır. Mesela 4 parmağınızla yukarı kaydırdığınızda açık uygulamalar bölümünü açarsınız. ( bknz. artık geç tepki veriyor ) Sonra herhangi bir uygulama açıkken yine 4 parmağınızla sağa ya da sola kaydırarak bir önceki/sonraki açılan uygulamaya geçebiliyorsunuz. ( bknz. artık geç tepki veriyor ) En beğendiğim ama artık rahatsız eden bir şeye dönüşmüş olan, herhangi bir uygulama içersinden ana ekrana dönmek için, 5 parmağınızı ekrana koyup kıstırma hareketi ile parmaklarınızı birleştirip uygulamayı kapatma kısayolu, sanki test edilmeden apar topar son dakikada eklenmiş gibi duruyor. Neden böyle dedim, çünkü işlevsel olarak her ne kadar bir sorunu olmasa da tasarlanan efekte bir sorun var ve buradaki gariplik rahatsız edecek seviyede. iPad’i aldığım günden bu yana çok az home tuşunu kullanmış olmamı sağlayan bu kısayolu nedense kullanmak istemez hale geldim. Bunu yaptığınızda ikonlar havadan süzülerek ana ekrana düşer ve uygulama küçülerek yavaşça kapanır. Sorun; yeni tasarımda ikonların çok havadan gelmeye başlaması ve parmaklarınızı birleştirdiğinizde hala ekran ile ikonlar arasında epey bir mesafe bulunması yüzünden elinizi kaldırdığınız anda ikonların herhangi bir efekt olmadan pat diye ana ekranda bitivermeleri ile oluşan rahatsız edici manzarada. Bu göz zevkimin ve tablet kullanma keyfimin içine etti resmen. Sanki takılıyormuş, bir sorun varmış izlenimi veriyor ama iOS6 ile yanyana koyup testler yaptığınızda eksiliği farkediyorsunuz. Zaten uygulamadan ana ekrana dönmek için home tuşuna bastığınızda olması gereken efekti görüyorsunuz. Neyse en yakın zamanda düzeltilecektir ama gördüğüm en olumsuz iki özellikten biri oldu. ( diğeri de Takvim )

– Seveni vardır ama hareketli duvar kağıtlarını beğenmedim. Android’deyken de sevmemiştim. Belki iOS tarafında çok daha yaratıcı şeyler ile karşılaşırız. Fikrim de değişebilir ama şu anki hali ile ekranımda sağa sola giden baloncuk görmek istemem.

– Yeni Bildirim Merkezini sevmedim. Yukarıdan aşağıya doğru çektimizde bütün ekranı kaplaması hoş değil. 3 sekmeye ayırmışlar. Bunu da çok gerekli görmedim. Zaten yine kullandığım bir kısayolun pratikliğini de öldürmüşler. Şöyle ki uygulamalar üzerine basılı tuttuğunuzda ikonları kımıl kımıl başlarlar hareketlenmeye ve o andan itibaren siz onları kaldırabilir veya yerini değiştirebilirsiniz. Tamam. Ama işte burada bu hareketliliği eski haline getirmek için ya home tuşuna basmanız gerekir ya da yukarıdan Bildirim Merkezini indirip kaldırmanız. Ee şimdi tüm ekranı kaplayan Bildirim Şeysini indirdiğinizde kaldırmak için elinizi en alta götürmeniz gerekiyor. Ergonomi açısından sıkıntılı olmuş. Veya atik olup indirirken yakalayıp kaldırmalısınız. Sevmedim.

– Gazetelik uygulaması iğrenç bir hal almış. Açıldığında dergilerin dizildiği ekran komik duruyor. Zaten burada 5 parmak kıstırma işlevi de çalışmıyor ki bu bir bug’dur ve Apple’a bildirimi tarafımdan da yapılmıştır.

– Alttan çıkan Denetim Merkezi, olması gereken bir şeydi hatta çok da geç kalınmış bir özellikti fakat yine anlam veremediğim bir halde karşıma çıktı. Her ne kadar ayarlardan kapatılsa da uygulama içersinde gezerken yanlışlıkla açmak, sonrasında istem dışı komutlar vermek yakışmamış iOS’a. Neyseydi ki ayarlardan uygulama açıkken aktif olmasın diyebiliyorsunuz. Sadece ana ekrandayken kullanıyorum bunu yoksa Safari’de gezerken karşıma çıkması offlattırıp pufflattırıyor insanı. Bence Bildirim Merkezi içinde yer alsaymış daha iyi olurmuş veya eskiden olduğu gibi açık uygulamalar bölümünü açıp parmağınızı sağ tarafa kaydırdığımızda gelen bölümde yer alsa. Zaten eskiden de çoğu ayar oradaydı, sadece Wifi, Bluetooth gibi kısayollar yer almıyordu.. Cık cık cık..

– Siyah klavyeyi beğenmedim. Çıkmasın hiç, o ne öyle?.. Iyk..

– Spotlight aramasının yeri güzel, beğendim ama geç tepki vererek yavaş açılmasını beğenmedim.

– Yapılan değişikliği beğenmiş olmama rağmen Safari’deki adres çubuğunun geç tepki vermesi ve her basıldığında ekrana beyaz örtü serilmesini beğenmedim.

– Açık Uygulamalar bölümünü açtığımızda tam ekran kaplaması ve sadece ikonların değil uygulamaların son halinin gösterilmesini gereksiz buldum.

– iPad’i dikey konumdan yatay konuma veya tam tersi çevirdiğimizde eskisine oranla sanki kare atlayarak dönüyor gözükmesini sevmedim.

Beğendiklerim

– En beğendiğim şey sanıyorum duvar kağıdı ile ikonların farklı birer katmandalarmışcasına gözüküyor olmaları. Üç boyut havası veren bu özellik fikrine bayıldım. Etrafımdakiler abarttığımı düşünüyorlar. Belki haklılar ama yenilikleri, ilk defa karşılaştığımız ters köşe uygulamaları seviyorum. İkonların iPad’imi hareket ettirdikçe yüzüyor olmaları enfes doğrusu. İşlevsel mi? Hayır ama gerek var mı?..

– AppStore’un yeni haline bayıldım. Eskisine oranla çok daha hızlı çalışıyor, içersinde dolaşmak kabus olmaktan çıkmış. Ee süper!

– Kilit ekranında kilidi açabilmek için yer alan, ekranın altındaki belirlenmiş bölümün kaldırılıp tüm sayfayı kaydırarak giriş yapabilmemiz çok şık durmuş. Ayrıca parola girdiğimiz ekran da çok zarif duruyor. Beğendim doğrusu.

– İkon tasarımlarının yeni halini ilk etapta sevmedim ama zamanla alışabilirim, hem başarılı çalışmalar çıkacağını da düşünüyorum. Gerekli olan biraz zaman. Ama bahsetmek isteğim farklı bir şey. Farketmişsinizdir artık Saat uygulamasının ikonu canlı. Bu şu demek, saatin akışını ikon üzerinden görebiliyorsunuz. Ee yani? Burada beğendiğim kısım uygulama değil fikir. Microsoft’un canlı kutucukları seviyesine gelmese de ikonlar üzerinde yapılabilecekler beni heyecanlandırıyor. Bu özelliği başarılı bir şekilde ilk kim kullanacak merak ediyorum. ( Canlı olmasa da iOS6’da da Takvim uygulamasının ikonundaki rakam her gün değişiyor. Aslında bu da bir çeşit hayat bulmuş ikondur ve buna benzer örnekler pek görmediğimizi düşünürsek fazla heyecana gerek yok diye de farklı bir yorum ekleyeyim dedim. Sonra hevesim kursağımda kalmasın. )

– Safari’de artık tek adres çubuğunun yer alması ve aramaların da buradan yapılabilmesi güzel. Ama tabi ki geç kalınmış bir özellik. Olsun beğendim.

– Uygulama şeklini beğenmemiş olsam da Açık Uygulamalar bölümünde aynı anda birden fazla uygulama kapatabilmek iyi düşünülmüş. Daha çok, yetmez ama evet tadında. Yani bu bölüm hantal olmuş, sadece ikonların yer alması -eskisi gibi- yetermiş. Ve hepsini kapat gibi bir seçenek olsaymış daha şık dururmuş. O değil de beğendiğim bir şeyi yazarken ne ara bu noktaya geldim bilemedim..

 

Not: Bu yazı sadece “iPad” baz alınarak yazılmıştır..

Görsel Kaynaklar (1) (2)