Konser Öncesi Metallica Hikayem

mbr00

13 Temmuz 2014’te yapılacak konser grubun Türkiye’deki 5. konseri olacak. İlk yapılan ’93 ve ’99’daki konserleri uzaktan takip etmeye çalışmıştım ama nereye gidiyon, yaş ufak, internet falan bilmiyoruz, işte anca walkman’de kaseti baştan sona dinliyoruz.. Zaten bu bahsettiğim de ’98, ’99 zamanları. ’93’de 7 yaşında falan oluyorum, ki zaten pek de hatırlamam napıyodum..

Valla şu an 7 yaşındaki çocukların her bir şeyden haberi var. İletişim şartları çok gelişti. İnsanlar artık dünyanın öbür ucundaki bir gruptan anlık haberdar olabiliyor, faaliyetlerini takip edebiliyor. Teknolojiyi kullanma yaşı da epey düşük. Şimdi bu pazar televizyonlarda Metallica geliyor, metal müziğin devi İstanbul’u sallayacak falan gibi haberleri gören bir çocuk ufak bir google aramasıyla kimmiş bunlar diye rahatlıkla merakını giderebilir. Onu geçtim spotify’dan dinleyebilir, youtube’dan konserlerini izleyebilir. Vay be! Bizim zamanımızda anca etrafımızdaki abiler anlatırdı. Abartırlardı da. Biz de hayal ederdik. Öyle işte.. Kim bilir benden önceki nesil nasıl yaşıyordu benzer durumları..

mbr3

Benim Metallica ile tanışmam rock müzik ile tanışmamdan kısa bir süre sonraya denk gelir. Bir abinin bana verdiği Kill ‘Em All, Ride the Lightning ve ReLoad kasetleri vardı. Ama sanıyorum ilk defa bilgisayar vasıtasıyla tanıştım Metallica ile. Galiba hikaye de şöyleydi; mp3 diye bir şey varmışmış da, bir cd içersine bir sürü şarkı sığdırılabiliyormuş falan.. Bunu da herhalde Level veya Chip dergisinden öğrenmişimdir. ’98’den bu yana teknoloji/oyun dergilerini takip ederim, severim. Neyse işte o dönem mp3 cdsi bulabilmek için baya bilgisayarcıları dolaşmıştım. Sonra bir tane buldum; best of işte o zamanın yılı falan gibi bir şeydi. İçersinde yüz küsür şarkı vardı.

Peki ben neyin peşindeydim? O sıralar müzik dinlemeyi seviyordum ya da yeni yeni keşfediyordum diyelim. İşte eve kablolu tv bağlatmışız, MTV izliyorum, öncesinde dinlediğim radyodaki Türkçe parçalara burun kıvırmaya başlıyorum.. Zaten sanıyorum hayatımdaki önemli değişiklikler hep aynı zamana denk gelmiştir. Bilgisayar kursuna gittim, bilgisayar dergileri okumaya başladım, bilgisayar alındı, sürekli kurcalıyorum onu, ilk iş tecrübem (bahsedicem), eve kablolu tv bağlandı, sağda solda rockçı abiler vardı, müzik merakım sonrası ailemin doğum günümde bana aldıkları klasik gitar, internet diye bir şey varmışmış, neymiş ki o?..

Kronolojik sırayı da karıştırdım farkındayım ama yazdıkça anılarım depreşiyor, idare edin : )

İşte o cd benim için efsaneydi. Michael Jackson’ı da, Metallica’yı da, Megadeth’i de, Iron Maiden’ı da ve şu an aklıma gelmeyen bir dünya ismi/grubu da o cd sayesinde keşfetmiştim. MJ’yi de severim diyerek araya not düşeyim, zaten başka da popçu sevemedim gitti. Aman eksik kalsın : ) Neyse işte o cd’de hayran kaldığım üç şarkı vardı. Fade to Black, One ve The Unforgiven. Başka Metallica şarkısı yoktu zaten ama zehri almam için bu üç şarkı yetti..

mbr4

Sonrasındaki ilk yaz tatilinde, boş boş vakit geçirmeyeyim diye bir internet kafede çalışmaya başlamıştım. O zamanlar yeni yeni türüyordu bu kafeler. Ben de bilgisayardan anlıyorum diye sorunsuzca kabul edilmiştim. Halbuki yaşım çok küçüktü. 13 mü ne.. Tamam bilgisayar biliyordum ama internet namına pek bir şeyden haberim yoktu. Sadece duymuştum bir iki yerde, bir de dergilerde hakkında bir şeyler okumuşluğum vardı. O kadar. Ama bu bile değerliydi. Zaten internetten kastım da 56K modem zamanları : ) Neyse çok uzayacak bu. Orada tanıştığım bir abi ile müzik muhabbetlerimiz sonrası ben Metallica’dan bahsedince, o da sanıyorum sevmiş olacak beni, bana orjinal olarak bahsettiğim o 3 kaseti vermişti. Sonrasında sanıyorum binlerce kere baştan sona o kasetleri dinlemişimdir.. Galiba bu yüzdendir hala albüm albüm müzik dinlemeyi sevmemin sebebi.. Evet evet ilk tanışmam bu şekildeydi Metallica ile..

Mp3’ler yaygınlaşınca, bilgisayarcılara gidip oradaki listelerden grup/albüm/şarkı falan beğenip, cd’ye doldurmaca dönemi başlamıştı ve ben tüm Metallica albümleri için epey bilgisayarcı dolaşmıştım. Sonunda bir yerde bulup ikinci efsane cd’mi yaptırmıştım. Artık baba albümler Master of Puppets, …And Justice For All ve Black‘den de haberim vardı.

Gel zaman git zaman Metallica en sevdiğim gruplar listesinde her daim en tepelerde yer aldı. İnternetin yaygınlaşması, youtube derken de canlı performanslarını izleyebilir olduk ama hep canlı canlı görebilme hayali vardı.

mbr5

2008’de Ali Sami Yen‘e geliyor olmaları hatta ve hatta doğum günümde geliyor olmaları bende büyük bir heyecana sebep olmuştu. Biletlerin satışa sunulduğu gecesi satın almıştım. Ama malesef konser öncesi talihsiz bir kaza geçirmem neticesinde o konsere gidemedim. İçimde kalmıştı..

2010’da tekrar gelecekleri haberi geldiğinde benden mutlusu yoktu. Hem de efsane bir festival ile.. Metallica’nın dışında Megadeth, Rammstein, Slayer, Anthrax, Manowar falan da sahne alacaklardı. 3 gün sürecek bu festivalde tabi ki hiç vakit kaybetmeden kombinemi kaptım. Ve bu konser silsilesi, yaşadığım en iyi konser tecrübesiydi.

Rammstein pek sevmem derken sahne şovu ile dumur olmuştum. Öyle bir sahne şovu yoktu! Hala da yok. Ve sanıyorum kolay kolay bir benzeri onlar dışında yapılamaz da.. Megadeth’i de çok severim ama o konserde bir takım ses problemleri yaşamışlardı. Yine de Dave Mustaine’yi görmek güzeldi. Ama ilk gün çıkan Rammstain’dan sonra festivalin en büyük olayı Metallica’ydı. Sahne şovları muazzamdı. Playlist güzeldi. Daha üstüne ne söylenilebilir bilemiyorum ama her şey çok güzeldi. Büyüleyiciydi. Evet evet doğru kelime aslında bu, büyüleyici!

mbr6

2014’te yine bir tur kapsamında İstanbul’a geleceklerini öğrendiğimde benzer duyguları yaşamaya başladım. 2010’da Sonisphere festivaline arkadaşlarım ile gitmiştim. O zaman henüz evlenmemiştim. Bu sefer eşimle beraber gitmek istiyordum. Zamanında o kadar çok anlattım ki, o da merak etmişti. Eşim kaliteli her türlü müzik dinler ve Metallica albümlerini de bir hayli dinleşmişliği vardır. Yani konuya yabancı değil. Öte yandan benim gibi diğer müzik türlerine ambargo koymuş da değil. : )

Grup Metallica By Request adlı tur kapsamında çok güzel bir şeye de imza atıyor olacak. Siz söyleyin biz çalalım diyorlar ve tüm şarkılarını bilet sahipleri arasında oylamaya sunuyorlar. 17 şarkıyı seyirciler, 1 şarkıyı da grubun kendisi seçecek. Sanıyorum grubun seçeceği şarkı daha önce yayınlanmamış, yeni bir şarkı olacak ve diğer ülkelere baktığımızda da, bu Lords Of Summer olacak gibi gözüküyor. Adı az biraz tırt olmuş ama güzel bir şeye benziyordu youtube’da gördüğüm kadarı ile. Bekliyoruz.. Neyse ne diyorduk. Şarkıları biz seçeceğiz. Ee şahane! Yüzlerce şarkı arasından oy vereceğiz, süper! Herkes de benim gibi kesin süper şarkılara oy verecektir zaten, değil mi?

Değilmiş demek(!) Yahu bu adamlar en son taş gibi bir albüm çıkardılar, Death Magnetic. Bana kalırsa tüm zamanların en iyi albümlerinden biridir. Hadi beni geçtim, ben fazla sevdim ama yine de Metallica albümleri arasında ortalamanın üstünde bir albümdür. Ama gel gör ki bir tane bile şarkı seçilmedi buradan. Sonra şu Nothing Else Matters‘dan bi bıkmadınız.. Tamam hiç biri kötü şarkılar değil ama böyle bir imkan varken de gidip klasik şarkılara oy vermek, bununla da yetinmeyip artık bayan şarkılara oy vermek ne demektir. The Unforgiven mesela. Tamam Metallica ile tanışmama vesile olmuş bir şarkı ama niceleri varken hiç gerek yok. Turn the Page için söyleyecek laf bulamıyorum. Yazık. : ) Sonrasında For Whom the Bell Tolls bana hep basit gelmiştir. Bu seçim de cılız geldi bana.. Neyse işte birazcık hayıflandım. Daha iyi olmasını beklerdim. Gerçi hala sağlam bir playlist var karşımda. Buraya yazdığım şarkılar dışında bence sıkıntı yok. Hatta onlarla bile sıkıntı yok. Daha iyi olabilirdi sadece. Ama hala iyiler. Paniğe gerek yok. : )

Solda benim seçtiğim şarkılar, sağda oylama sonucu yer alıyor.

– Solda benim seçtiğim şarkılar, sağda da oylama sonucu yer alıyor –

Son olarak da işin içinde Acun mu var anlamadım ama oylama sonucunda 16 şarkı netleşti. Ondan sonraki üç şarkı ayrı gruplandı ve konser sırasında 17. şarkı sms ile mi ne belirlenecekmiş. : ) Ehehe bakalım gaza gelip oy atacak mıyım?.. Bir de alt grup olarak Pentagram çıkacak. Bu da iyi bir seçim olmuş. Unutuyordum aynı gece Dünya Kupası finali de var! Organizasyon sahipleri tarafından konser bittiğinde maçın son anlarını dev ekrandan bilikte izleyelim açıklaması geldi. İyi düşünülmüş. İşte o sıra ben kaçarım eve. Yoğunluğun ne kadarı azalsa kârdır. : ) Bu arada Almanya – Arjantin karşılaşmasında da favorim Almanya’dır. : )

Sona kalan üç şarkı da şunlar; Fuel, Battery ve Whiskey in the Jar. Benim favorim tabi ki Battery. Fuel çıksa da somurtmam. Ama Whiskey in the Jar ney yahu, kim veriyor bunlara oyları : )

Şöyle bir düşünüyorum. Hayatımda Metallica’nın çok ayrı bir yeri var. Hani onla büyüdük derler ya, işte öyle bir şey.. Metallica bozdu falan derler de umursamam. Bu heriflerin yaptığı müziği seviyorum. Ufacıkken de seviyordum. Yaşım ilerledi hala seviyorum. Boşver gerisini berisini.. Bende iz bırakan en çok sevdiğim albümler de şunlardır; Master of Puppets, …And Justice For All, Black, ReLoad ve Death Magnetic. Bunların dışında da severim ama bunların yeri ayrıdır.

mbr7

Sonuç olarak bu 5. konser olacak. Ben 3 kere bilet aldım. Ama bu konser ikinci tecrübem olacak. Sabırsızlanıyorum, öte yandan bizim küçük paşayı annemlere bıraktığımız için de aklım evde kalıyor. Hadi bakalım hayırlısı diyelim, umarım bir aksilik çıkmaz. : )

  • Serhat

    Sanıyorum unforgiven ı banada ezberletmiştin. Kill’em all kasedinde bande kalmıştı. :) Geçen hafta büyük bir kutunun içinde bir dünya manowar, blind guardian, amorphis, tarkan, candan erçetin kasetleri ile beraber o da çöpe gitti sanıyorum.

    • Burak

      Hahaha yeminle yazıyı yazarken acaba benim kasetlere ne oldu ki diye düşündüm : ) Sonra dedim, ya taşınırken gitti ya da annem attı. Neyse ziyan yok : )

  • Ahmet

    Ne kadar tanıdık bir hikaye aynı ben :)
    Bu arada o MP3 cdsinin adı Best of 98’di. Iron Maiden Flash of the Blade vardı içinde.
    Metallica-Iron Maiden karşılaştırması için yetip de artıyordu.